HABERLER
DİYALİZDEN ÇEKMEDİM;
SGK'DAN ÇEKTİĞİM
KADAR...
KADAVRADAN
DONÖR PATLAMASI
YAŞANACAK
3'lü ÇAPRAZ NAKİL
GERÇEKLEŞTİ
KAÇIRILAN
ÇOCUKLAR VE
ORGAN MAFYASI
BÖHAK'TAN PLAKET

7,5 MİLYONUMUZ
BÖBREK HASTASI

DUYURU
BİR YUDUM SAĞLIK
İSİMLİ
GAZETEMİZİN
MAYIS SAYISI
ÇIKTI
12 - 18 MAYIS
HEMŞİRELER
HAFTASI'NI
KUTLUYORUZ
TÜRK BÖBREK VAKFI

TÜRK BÖBREK VAKFI BAŞKANI
TİMUR ERK:

Bugün itibari ile Türkiye’de yaklaşık 55.000 diyaliz hastası bulunmaktadır.
Bunların 5.000 kadarı periton diyaliz, 50.000 hastada hemodiyaliz tedavisi görmektedir.
Görüldüğü gibi ağırlıklı olarak hemodiyaliz tedavisi görmekte olan diyaliz hastalarının da
Toplam % 71’i özel merkezler tarafından yerine getirilmekte % 6 ‘sı Üniversiteler % 23’ü de Sağlık Bakanlığına bağlı diyaliz merkezlerinde tedavi görmektedir.
Hemodiyaliz tedavisi gören hastaların % 99’undan fazlası SGK şemsiyesi altında bu hizmetleri alabilmekte olup, SGK’nın yayınlamış olduğu sağlık uygulama tebliği ile bu hizmetlerin bedeli ve ödenme şekli tek taraflı olarak özel diyaliz merkezlerine tebliğ edilmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurulu yayınlamış olduğu sağlık uygulama tebliğleri ile belirlemiş oldukları Hemodiyaliz tedavi yönteminin fiyatı ile bu fiyatın haricinde herhangi bir fark ücreti alınamayacağı kuralını uygulamaktadır.
Yukarıda söz konusu hemodiyaliz hizmet fiyatları 01.01.2005 tarihinden bu yana korunmuş herhangi bir ücret artışı yapılmamıştır. Ancak, Türkiye istatistik enstitüsü tarafından resmi olarak yayınlanmakta olan yıllık enflasyon değerleri üzerinden yapılan hesaplamada 01.01.2005 – 31.12.2009 tarihleri arasında kümülatif değer kaybı % 46.40 olduğunu düşünmemiz halinde dahi hizmet fiyatlarının ne kadar geride kaldığı aşikar olarak görülmektedir. Buna karşın gerçek ekonomide ki fiyat artışları bu oranların daha da üzerinde olduğu hepimiz tarafından gayet iyi bilinmektedir.
Kısaca özetlediğimiz hemodiyaliz tedavi fiyatlarının maliyetlerin çok altında kalması özeldiyaliz merkezlerine çok zor durumda bırakmasının yanında hastalarının hayatlarını devam ettirebilmesi için yapacakları tedavilerde bütün özverilere karşın yeterli olamama riski bulunmaktadır.
Bu hastalarımızın daha uzun ve kaliteli yaşayabilmelerinin en önemli kriteri kaliteli hemodiyaliz tedavisinden geçmektedir.
Bu konuda ki duyarlılığınızı rica eder, haber katkılarınız için çok teşekkür ederim.
BÖHAK GENEL BAŞKANI
A. VAHAP ACAR:
İki yıl öncesine kadar Diyaliz Merkezleri hasta sayısını arttırmak için daha kaliteli hizmetler veriyordu. Bugün ise; bırakın kaliteli diyaliz yapmayı,
Artık; ‘Nasıl ayakta kalabiliriz?’ diye tecrübesiz personel, kalitesiz malzeme kullanmaya başladılar.
Maliyetleri daha aşağılara çekebilmek için sürekli personel değiştiren diyaliz merkezleri sürekli el değiştirerek hastanın psikolojisinin de bozulmasına neden oluyor.
Bununla birlikte hastalar da başka rahatsızlıklar da meydana geliyor.
Örneğin; Kemik erimesi, kalp rahatsızlıları gibi...
Bütün bu yaşananlar da yeni bir maliyet oluşturuyor.
Ve hastanın devlete olan maliyeti artıyor.
Sonuçta ise, Ne Hasta, ne diyaliz merkezleri ne de devlet kazanıyor....
Uygulanan bu kalitesiz diyaliz nedeniyle hastalar daha uzun ve daha sağlıklı yaşamaları gerekirken,
daha sıkıntılı ve daha az süre yaşamak zorunda kalıyorlar.
Bir an önce bu şartların düzelmesi gerekmektedir.
Çünkü kalitesiz diyaliz topyekün bir zarar demektir.
Öte yandan Türkiye’de 50 bin diyaliz hastasının yaklaşık
yüzde 70 -75 arası özel diyaliz merkezlerinde tedavi görmektedir.
Diyalzi merkezleri’nin kapanması halinde ise
hastalar ciddi sorunlar ile karşı karşıya kalacaklar
ve ‘Acaba kaderimize mi terkediliyoruz’diye düşünmeye başlayacaklardır.

.