HABERLER
DİYALİZDEN ÇEKMEDİM;
SGK'DAN ÇEKTİĞİM
KADAR...
KADAVRADAN
DONÖR PATLAMASI
YAŞANACAK
3'lü ÇAPRAZ NAKİL
GERÇEKLEŞTİ
KAÇIRILAN
ÇOCUKLAR VE
ORGAN MAFYASI
BÖHAK'TAN PLAKET

7,5 MİLYONUMUZ
BÖBREK HASTASI

DUYURU
BİR YUDUM SAĞLIK
İSİMLİ
GAZETEMİZİN
MAYIS SAYISI
ÇIKTI
12 - 18 MAYIS
HEMŞİRELER
HAFTASI'NI
KUTLUYORUZ
DİYALİZDEN ÇEKMEDİM, SGK'DAN ÇEKTİĞİM KADAR !
Çalmadık kapı bırakmadılar...
Türkiye’de böbrek nakli olmayı bekleyen yaklaşık 25-30 bin kronik böbrek hastası var. Sürekli diyalize bağlı yaşamak istemeyen ve nakil olarak bu zorluklardan kurtulacağı günlerin gelmesini sabırsızlıkla bekleyen hastalar ise “malulen emeklilikleri”nin kesilebileceğini duyduklarında çalmadık kapı bırakmıyorlar.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Ömer Dinçer’i ziyaret...
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Ömer Dinçer’i bu sorunun çözümü için Türkiye’deki Böbrek Hasta Dernek Başkanlarıyla Ankara’da ziyaret etmiştik. Sayın Bakanımız, Bağ - Kur’lu ve organ nakilli hastalara yapılan bu uygulamanın doğru olmadığı ve düzeltilmesi gerektiğini söylemişlerdi:
Ancak konunun çözümüyle ilgili tatmin edici yanıtlar ne yazık ki alınamamıştır.
Kronik böbrek hastalarının “nakil”olmaları halinde emekli aylıklarının kesilme olasılığı, nakil olması gereken çok sayıda hastanın, kâbusu haline gelmiş durumda. Bu korku nedeniyle, vericisi olan hastalar bile maaşları kesilir, tetkik ve tedavilerini yaptıramayacakları düşüncesiyle ömür boyu diyalize girmeye mahkûm oluyor.
İşte nakil olan hastaların yürek yakan acı hikâyeleri...
Erkan Derin - İstanbul
Ben de bir Bağ-Kur mağduruyum.
1972 İstanbul doğumluyum.
Ben de bir Bağ-Kur mağduruyum.
2003 yılında diyaliz hastası olduğumu öğrendim.
4 yıl diyalize girdim, emeklilik için müracat ettim, kabul edildi, Emekli maaşım bağlandı. 2007 yılının Şubat ayında nakil oldum.
2 sene sonra bana herhangi bir uyarı yapılmadan emekli maaşım kesildi. SGK’dan aldığım yazıda
benim için yapılan hastane,
İlaç masrafları ve nakilden sonra ödenen maaşlar, yersiz ödeme adı altında faiziyle birlikte geri istediklerini belirten bir yazı geldi. Şu an mahkemem devam ediyor. Mahkeme kapılarında sürünmekten nakil sevincimi yaşayamadım.
Bizim çektiğimiz çileye şahit olan Bağ-Kur’lu hastalar nakil olmak istemiyorlar.
Umuyor ve diliyorum ki; Kurumlar arasındaki bu eşitsizlik giderilir
hem mağduriyetimiz önlenmiş olur,
hem de Bağ-Kur’lu hastaların
nakil olmasının önü açılır.
Eyüp Kuzik - Bursa
39 yaşımdayım.
İki yıl diyalize girdim ,
2004 yılında böbrek nakli oldum.
Çok zor günler geçirdim.
Bu iki yıl süresince çekmediğim sıkıntıyı ( Bağ - Kur’dan)
SGK’dan çektim.
Tam beş yıldır mahkeme
kapılarında geziyorum.
Naklimin ödülü olarak bana dört ay sonra Bağ- Kur’dan
5,000 lira ceza geldi ve emekliliğim iptal edildi.
O günden beri hakkımı
hukuk yoluyla arıyorum ancak neticelenmedi.
Tüm kader arkadaşlarıma
Yüce mevlamdan
şifalar diliyorum.
Fatih Beyhan - Bolu
Bolu Böbrek hastaları dernek başkanı
Ben 15 yıllık diyaliz hastasıyım.
Bunun 4 yılı böbrek nakilli, 3 yılı periton diyalizi ve 8 yılı’da hemodiyalize bağlı olarak yaşamaya çalışıyorum.
Yıllar önce ben de aynı sıkıntıyı yaşamıştım..
SSK‘dan 1995 yılında malulen emekli olup,1996 yılında böbrek nakli olmuş ve 1998 yılında yapılan kontrol muayenesi sonucu emekliliğim iptal edilmişti.
Ne sıkıntılar çektiğimi ben bilirim.
Daha önceki yıllarda Emekli Sandığı hastalarında maluliyet hali, böbrek nakli olsa bile devam ediyordu.
SSK’da ise malulen emekli olan diyaliz hastası böbrek nakli olduktan sonra emekliliği iptal ediyordu.
SSK bu uygulamanın yanlış olduğunu görüp kontrol muayenelerini kaldırarak böbrek nakli olanların emekliliklerinin devamına karar vermiştir.
Bütün sosyal güvenlik kurumlarının bir çatı altında toplanmasından
sonra hala Bağ - Kur’lu hastaların böyle bir uygulamayla karşılaşmaları sizce mantıklı mı ?
Fatih Arıcı - İstanbul
6 yıl diyaliz tedavisi gördüm.
5986 gün hizmetle Bağ - Kur’dan
% 80 çalışamaz heyet raporuyla
malülen emekli oldum.
2005 yılında kadavradan böbrek
nakli olduktan sonra.
Malülen emekliliğim iptal edildiği gibi faizleriyle birlikte 50 bin TL.
borç çıkarıldı.
Tedavi ve takiplerimi devam ettirebilmek için SSK’dan giriş yaptırdım.
SGK yetkilileri 1260 gün prim ödemesiyle yaş ve prim hizmetim dolacağından normal emekli olacağımı söylediler.
Ancak emeklilik sürem beş ay geçtiği halde Bağ - Kur’a prim borcum olmadığı halde böbrek nakli olduğum için cezalandırıldığımdan emekli olamıyorum.
Bu ay sigortam sonlanacak tedavilerimi yaptıramayacağım için böbreğimin
red ihtimali olacak bende böbrek nakli olduğum için pişman olacağım
bunun vebalini kim
ödeyecek.?
UZMANLAR NE DİYOR?
Prof. Dr. Alper Demirbaş
MedikalPark Antalya Organ Nakli Bölüm Başkanı
Çözülmesi şart...

Görüşüme göre nakil geçiren hastaların emeklilik haklarının devam ettirilmesi, organ naklinin özendirilmesi açısından çok önemli. Üstelik bu hastaların diyalize girmek yerine nakil olmalarının ve emekliliklerinin kesilmemesinin devlete maliyetinin çok yüksek olmadığını düşünüyorum. Nakil sonrasında hastaların düzenli kontrol ve tahlilleri olduğu ve ömür boyu ilaç kullanmaları gerektiği de unutulmamalı. Uygulamayı bu anlamda engelleyici bir faktör olarak görüyorum.
'Bir an önce halledilmeli’
SGK’ dan tek isteğimiz diğer kurumlarda olduğu gibi, Bağ - Kur’lu hastaların kontrol muayenelerinin kaldırılması ve can yakıcı bu sorunun bir an önce çözüme kavuşturulmasıdır.
Doç. Dr. Barış Akın
JFK Hastanesi Organ Nakli Direktörü

Nakil olduktan sonra malulen emeklilik haklarının ortadan kalkacağı korkusuyla birçok diyaliz hastası, canlı vericisi olduğu halde beklemeye devam ediyor.
Ülkemiz koşullarında sağlıklı kişiler bile işsiz gezerken böbrek nakli olmuş bir hastanın iş bularak ailesini geçindirmesini hayalci bir yaklaşım olarak görüyorum. Nakil olan her hastanın diyalize bağlı sağlık giderlerinin ortadan kalkacağı göz önünde bulundurulursa, devlet ödeyeceği emekli maaşının onlarca katı paranın kasasından uçup gitmesini önleyerek daha çok kazanacaktır.
BÖHAK:
“Bu konuda düzenleme
yapılması şart”

‘Organ nakli yapılan kişinin ameliyat sonrasında da hassas bakıma ihtiyacı vardır. Bu kişilerin grip olmaması, ağır işlerde çalışmaması, hijyenik ortamlarda bulunmaları ve kirli hava teneffüs etmemeleri büyük önem taşır. Ayrıca nakil geçiren kişi günde en az 5 çeşit ilaç kullanmak ve düzenli tetkik yaptırmak zorundadır. Sosyal güvencesi olmayan bir kişinin bu yükün altından kalkması mümkün değil.’